2

ıl
.y
“deÄŸer biliyoruz..”
2005 'den beri



Metodoloji
​
Gayrimenkul deÄŸerlemesi, gayrimenkulün belirli bir tarihteki pazar koÅŸulları ve ekonomik koÅŸullar ile gayrimenkulün özel koÅŸullarının tümü dikkate alınarak, adil pazar deÄŸerinin, objektif olarak tespit edilmesidir. DeÄŸerleme uzmanının bilgi, tecrübe ve kanaatini de içeren bu tespit yapılırken, aÅŸağıda belirtilen metotlar kullanılır.
1- Emsal Karşılaştırma Metodu
2- Maliyet Yöntemi / İkame Yaklaşımı
3- Gelir İndirgeme ( Kapitilizasyonu ) Yöntemi
5- İndirgenmiÅŸ Nakit Akımları ( DCF ) Yöntemi
​
1., 2. ve 3. metotlar, deÄŸer tespit çalışmalarında en çok baÅŸvurulan metotlardır.
​
​
​
​
​
​
1- Emsal Karşılaştırma Metodu :
Bu deÄŸerleme yönteminde, deÄŸerlemesi istenilen gayrimenkul ile aynı bölgede yer alan, ortak temel özelliklere sahip karşılaÅŸtırılabilir örnekler incelenir. Piyasadan yeterli sayıda ve güvenilir bilgi saÄŸlanabildiÄŸinde, yapılandırılmış mülkler, boÅŸ arazi veya boÅŸmuÅŸ gibi addedilen arazilerin deÄŸerlemesinde en güvenilir ve gerçekçi yaklaşımdır.
Piyasadan, deÄŸerlemesi yapılacak gayrimenkule uygun, güvenilir ve yeterli sayıda bilgi ( satış ve/veya kiralama ) toplanabiliyor ise, geliÅŸtirilmemiÅŸ veya geliÅŸtirilmiÅŸ gayrimenkulün deÄŸerinin tespit edilmesinde, deÄŸerleme günündeki mevcut pazar/piyasa bilgilerinden yararlanılan, karşılaÅŸtırmalı bir yöntemdir. DeÄŸerlemesi yapılacak gayrimenkule benzer ve yakın zamanda satılmış olan gayrimenkullerin ( emsallerin ) satış fiyatları ( sürüm / rayiç deÄŸerleri ) üzerinden, gerekiyorsa, uygun karşılaÅŸtırma kriterleri ile gerekli düzeltme iÅŸlemleri yapılarak, gayrimenkulün deÄŸer tahmin ve takdiri yapılır. Yöntem uygulanırken, emsal araÅŸtırma çalışmasının yanında, gayrimenkulün yer aldığı bölgeye hakim emlak ve sektör danışmanlarının bilgisi, kamuya açık kayıtlar ve deÄŸerleme uzmanı görüÅŸü gibi veri kaynaklarına da baÅŸvurulur.
Emsal karşılaştırma yaklaşımı aşağıdaki varsayımlara dayanır;
-
Analiz edilen gayrimenkulün niteliÄŸine uygun mevcut bir pazarın varlığı peÅŸinen kabul edilir.
-
Bu mevcut pazardaki istekli alıcı/lar ve satıcı/ların, piyasa ve gayrimenkul hakkında iyi düzeyde bilgi sahibi olduÄŸu, bu nedenle zamanın önemli bir faktör olmadığı kabul edilir.
-
Gayrimenkulün, piyasada makul bir satış fiyatı ile makul bir süre için kaldığı kabul edilir.
-
Seçilen karşılaÅŸtırılabilir örneklerin ( emsallerin ) deÄŸerlemeye konu gayrimenkul ile ortak temel özelliklere sahip olduÄŸu kabul edilir.
-
Seçilen karşılaÅŸtırılabilir örneklere ait verilere baÄŸlı fiyat düzeltmelerinin yapılmasında, günümüz sosyo-ekonomik koÅŸulların geçerli olduÄŸu kabul edilir.
​
​
​
​
​
2- Maliyet Yöntemi / İkame Yaklaşımı :
GeliÅŸtirmenin amortize edilerek oluÅŸan yeni maliyetinin, arsa deÄŸerine ilave edilmesi ile oluÅŸan ve emsal karşılaÅŸtırma yöntemi ile birlikte de kullanılan, mülk deÄŸer takdir yöntemidir. Bu yöntem, belirli ve/veya kısıtlı piyasaya sahip, fabrika, otel, tatil köyü, iÅŸhanı vb. kira gelirleri tespit edilemeyen gayrimenkuller için kullanılır. Bu yaklaşımda, muhtemel bir alıcının, belli bir gayrimenkul için yerine koyma maliyetinden fazla bir bedel ödemeyeceÄŸi varsayımından yola çıkıldığı için, deÄŸer tespitinde, diÄŸer yaklaşımlar ile birlikte kullanılması ve/veya özel deÄŸer tespitleri yapılıp, hesaplanan maliyet deÄŸerinin iyileÅŸtirmesi gerekir.
Maliyet yaklaşımı, aşağıdaki varsayımlara dayanır;
-
Var olan bir yapının güncel ekonomik koÅŸullar altında, yeniden inÅŸa edilme maliyeti, mülkün deÄŸerlemesi için baz kabul edilir.
-
Gayrimenkul deÄŸerinin, arazi ve binalar olmak üzere iki farklı fiziksel unsurdan meydana geldiÄŸi kabul edilir.
-
Gayrimenkulün önemli düzeyde “kalan ekonomik ömür” beklentisine sahip olduÄŸu kabul edilir. ( Gayrimenkul deÄŸerinin, fiziki yıpranmadan, fonksiyonel ve ekonomik olarak demode olmasından dolayı, zamanla azalacağı varsayılır. Buna amortisman / yıpranma payı / bina aşınma payı denir. Bu amortisman oranları, yapının yaşına ve binanın gözlemlenebilen fiziki durumuna göre belirlenir ).
-
Mevcut bir gayrimenkulün bina deÄŸerinin, hiçbir zaman, yeniden inÅŸa maliyetinden fazla olamayacağı kabul edilir.
​
​
​
​
3- Gelir İndirgeme ( Kapitilizasyonu ) Yöntemi :
Bu yaklaşımda, bir mülkün makul sayıdaki dönem/ler boyunca kiralanması veya iÅŸletilmesiyle, gelecekte elde edilebilecek olan potansiyel “net” gelirleri üzerinden, mülk deÄŸeri tahmin ve takdir edilir. Mülkün gelecekteki yararları ve üretme kapasitesi incelenir, gelir/ler güncel bir deÄŸer göstergesine göre kapitalize edilir. Gelir Kapitilizasyonu Yöntemi, “gelir getiren mülkler” için uygulanabilir.
Bu yöntemde, gelir getiren mülklerde, mülkün getireceÄŸi gelir, boÅŸ kalma, tahsilat kayıpları ve iÅŸletme giderleri, belirlenen iÅŸletme dönemi için analiz edilir. Üzerinde yapı bulunan bir gayrimenkulün deÄŸer tespitinde ölçüt, elde edilmesi olası “net” gelirdir. Bu “net gelir” ; yapı, yapıya iliÅŸkin diÄŸer yapısal tesisler ve arsa payından oluÅŸur. Konu gayrimenkulün gelirlerinin, yıllar itibari ile nasıl bir geliÅŸme ve deÄŸiÅŸim izleyeceÄŸi, gerekli çalışmalarla tahmin edilerek, genel giderler, iÅŸletme maliyetleri, vergiler, iÅŸletme sermaye ihtiyaçları ve yatırım harcamaları düÅŸüldükten sonra gayrimenkul “net iÅŸletme geliri” veya “gelir deÄŸeri” ne ulaşılır. Elde edilen bu “gelir deÄŸeri” üzerinde, yerel piyasa koÅŸullarına uygun olacak gerekli düzeltme ( artırma veya eksiltme ) iÅŸlemleri yapılarak ( aynı bölge içinde yer alan emsal mülklerin karşılaÅŸtırılabilir gelir ve harcama verilerinden yararlanılarak ), “sürüm deÄŸeri” elde edilmiÅŸ olur. Gayrimenkulün gelecekte saÄŸlayacağı gelirler tespit edilebiliyor ve/veya gayrimenkulün deÄŸeri yalnızca getirmesi olası/mümkün olan gelirlere göre saptanabiliyorsa, bu yöntemin kullanılması, güvenilir / gerçekçi deÄŸer tespiti için en uygun olanıdır.
Gelir Kapitilizasyonu Yöntemi, aÅŸağıdaki varsayımlara dayanır;
-
Mülkün, makul sayıdaki dönemler boyunca, kiralanması veya iÅŸletilmesi ile oluÅŸacak, belirli bir gelir/getiri saÄŸlama potansiyelinin olduÄŸu kabul edilir.
​
​
​
​
4- Geliştirme Yaklaşımı :
GeliÅŸtirilmiÅŸ gayrimenkullerde, arsa üzerinde, mevcut imar koÅŸulları dahilinde, potansiyel geliÅŸtirme/ler üzerinden tahminlerin yapıldığı bir yaklaşımdır. GeliÅŸtirme yaklaşımı, gayrimenkul için önerilen bir veya birden fazla geliÅŸtirme projesi modeli için uygulanabilir. Arsa üzerinde geliÅŸtirilebilecek projeler, varsayımlarla modellenir. Modellemenin “yasal olarak mümkün”, “finansal olarak olanaklı”, “ekonomik olarak azami düzeyde verimli” olması beklenir. Bunun saÄŸlanması için;
-
Yatırım konusu projenin içinde bulunduÄŸu sektörün, mevcut durumu ve geleceÄŸe yönelik beklentilerin inceleme ve deÄŸerlendirmesi yapılır.
-
Yatırımın / Projenin hayata geçirilmesi için yapılacak, olası harcama tahminleri yapılır.
-
Yatırımcının, fizibilite ve pazarlama politikalarındaki genel prensipleri dikkate alınarak, toplam getiri ve harcamalarla ilgili gelir-gider tahmini yapılır.
-
Projenin geliÅŸtirilmesi durumunda, sektörün genel durumu, benzer projelerin istatistiki verileri, mevcut ekonomik koÅŸullar ve beklentiler çevresinde, yatırım / proje ile ilgili varsayımlarda bulunularak, yatırımın / projenin performans tahmini yapılır.
-
Gelirlerin indirgenmesi ( DCF - İndirgenmiÅŸ Nakit Akımları ) yaklaşımı ile yatırımın / projenin net bugünkü deÄŸer hesabı yapılır.
GeliÅŸtirme yöntemi ile mülkün geliÅŸtirilmiÅŸ proje deÄŸerinin hesaplanması ve bu deÄŸerden güncel mülk deÄŸerine ulaşılması mümkündür.
​
​
​
​
5- İndirgenmiÅŸ Nakit Akımları ( DCF ) Yöntemi :
Åžirket DeÄŸerleme Yöntemidir. Bir ÅŸirketin operasyonlarının öngörülebilir bir gelecekte de devam edeceÄŸi varsayımına dayalı olarak, gelecekteki net nakit akışlarının deÄŸerleme tarihine indirgenmesidir. Projeksiyon sürecindeki nakit akımlarının hesaplanması için gelecekteki gelirler, bu gelirleri elde edebilmek için gerekli yatırım harcamaları ve diÄŸer nakit kalemleri birlikte deÄŸerlendirilir. İndirgenmiÅŸ nakit akımları yöntemi, tüm dünyada iÅŸletmelerin deÄŸerlemesinde en güvenilir ve en çok uygulanan yöntemlerden birisidir. Yapılacak deÄŸerleme çalışması, ÅŸirket bütçe departmanlarından alınan varsayımların geçerliliÄŸine baÄŸlıdır. Bu varsayımlar DCF modelini etkileyerek nakit akımlarını oluÅŸturur. Åžirket deÄŸerlemelerinde "tek başına" kullanılması hatalı sonuçlar verebilir. Daha doÄŸru olan yaklaşım ise aynı hizmet grubundaki benzer ÅŸirketlerin rasyolarının, DCF ile harmanlanarak deÄŸerleme yapılmasıdır.